top of page
0-9.jpg

NanoExtract teknolojisi

Çoğu geleneksel, bitki bazlı besin takviyesi, bitki özleri ve yardımcı maddelerin birleşiminden oluşur. Tipik olarak 1.500 ila 2.000 nanometre boyutundaki bu parçacıklar, insan vücudunun karmaşık koruyucu bariyerlerini aşmakta genellikle zorlanırlar. Özellikle beynimizi koruyan kan-beyin bariyeri, bu kadar büyük moleküllerin geçişini sıklıkla engeller.

Sonuç olarak, birçok bitki bazlı ürün, değerli içeriklerinin vücuttaki hedef bölgelere ulaşmasından önce etkinliklerinin bir kısmını kaybeder.

Bu sınırlamayı aşmak için AYE Exocure'deki bilim insanları NanoExtract teknolojisini geliştirdi. Dört yıldan fazla süren yoğun araştırma ve geliştirme çalışmalarının ardından, bitki özleri özel saflaştırma ve boyut küçültme işlemlerinden geçirilerek 200 nanometrenin altındaki yapılara indirgendi. Bu teknolojik atılım, geleneksel ürünlere kıyasla çok önemli bir fark yaratıyor.

Bu boyuttaki parçacıklar potansiyel olarak kan-beyin bariyerini geçebilir. Daha büyük parçacıklar genellikle bunu başaramazken, 200 nanometrenin altındaki yapılar vücuttaki hedef bölgelere çok daha etkili bir şekilde ulaşma potansiyeline sahiptir.

0-9.jpg

Gelişmiş üretim teknolojisi

AYE Exocure'un araştırma ve geliştirme vizyonunun merkezinde AYE Exocure Gelişmiş Üretim Teknolojisi yer almaktadır. Bu teknoloji, gelişmiş saflaştırma ve boyut küçültme süreçleri yoluyla bitki özlerini 200 nanometreden daha küçük parçacıklara dönüştürmeye odaklanmaktadır. Bu parçacıklar doğal yapılarını korur, biyouyumluluk açısından test edilir ve çift katmanlı lipit membran yapılarına sahiptir.

Bu teknoloji sayesinde, bitki özlerinde bulunan bileşenlerin boyutu küçülmekle kalmaz, aynı zamanda:

  • Kan-beyin bariyerini (BBB) geçebilecek şekilde stabilize edilmişlerdir.

  • Taşıyıcı sistemlere ihtiyaç duymadan hedef yapılarla etkileşime girebilme özelliği.

  • Hücresel süreçlerle daha iyi koordinasyon sağlanmasına olanak tanır.

  • Katkı maddesi içermez ve doğal hallerinde muhafaza edilir, bu da daha geniş ve güvenli bir kullanım sağlar.

Bu son derece gelişmiş yapılar, vücudun doğal taşıma sistemlerine benzer şekilde, hücreler arası iletişimi desteklemeye de katkıda bulunabilir. Bilimsel bulgular, bu tür yapıların oksidatif stresle ilişkili süreçlerde dengeyi korumaya ve yenilenme mekanizmalarını desteklemeye yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Geleneksel bitki özleri genellikle sindirim sisteminde bozulma, sınırlı emilim veya kısıtlı etkileşimler gibi sınırlamalarla karşılaşır. AYE Exocure Gelişmiş Üretim Teknolojisi bu engellerin üstesinden gelmeye yardımcı olabilir. Bu sayede şunları sağlayabilir:

  • Etkinliği daha düşük dozlarda bile desteklenmektedir.

  • Etkinin daha erken başlamasına katkıda bulunur,

  • Ve vücuttaki hedef yapılara erişimi iyileştirir.

AYE Exocure ürünlerinin tamamında kullanılan bu teknoloji, sadece bir üretim modeli değil, aynı zamanda doğayı ve bilimi uyumlu hale getiren bilimsel sorumluluğun ve yenilikçi gücün bir ifadesidir.

0-9.jpg

Toksikolojik çalışmalar

AYE Exocure'da, formülasyon geliştirme sürecinde önceliğimiz sadece fonksiyonel destek sağlamak değil, aynı zamanda yüksek düzeyde toksikolojik güvenlik elde etmektir. Bu bağlamda, tüm ürünlerimiz için EFSA (Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi) kriterlerine uygun olarak toksikolojik değerlendirmeler yapılmıştır.

Bugüne kadar, içeriğindeki Coffea arabica, Panax ginseng ve Ginkgo biloba bileşenleri, Avrupa Toksikoloji Derneği'nin Türkiye temsilcisi Prof. Dr. Semra Sardaş'ın yönetiminde ve İstinye Üniversitesi iş birliğiyle bilimsel olarak incelenmiştir. Bu kapsamlı analizler, bu bitkisel bileşenlerden kaynaklanan herhangi bir toksik etkiyi ortaya koymamış ve formülasyonun güvenlik potansiyeli (yapılan çalışmaların koşulları altında) bilimsel raporlarda belgelenmiştir.

Ayrıca, Kobay Deneysel Hayvan Laboratuvarı A.Ş.'de EMA ve FDA standartlarına göre yapılan toksisite testlerinde herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmamıştır.

Bu sonuçlar, mevcut formülasyonun uluslararası güvenilirliğini desteklemekle kalmayıp, aynı zamanda AYE Exocure Gelişmiş Üretim Teknolojisinin gelecekte çeşitli bitki bazlı bileşenlerle yeni uygulama alanlarında keşfedilme potansiyeline de işaret etmektedir.

Laboratory
bottom of page